Bazı günler öyle geçiyor ki… Toplantılardan çıkıyorsun, vücudun aynı yerde ama beynin sanki üç maraton koşmuş. Saatlerce fikir üret, dinle, cevapla, toparla, not al… Ama telefon hala 200 adımda. Üstüne bir de “bugün de hiç hareket etmemişim” pişmanlığı geliyor.
Oysa toplantı dediğin şey, fiziksel değilse de ciddi bir zihinsel efor. Özellikle kameralar açıksa bir de “mimik kası” devreye giriyor. 🙂
Ama gel gör ki bu çaba ne ölçülüyor ne de görülüyor. Hiç kimse toplantıdan çıkınca “bugün iyi kardiyo yaptım” demiyor. Halbuki bazı toplantılardan sonra bırak kardiyoyu, tüm vücut antrenmandan çıkmış gibi hissediyorsun.
Asıl mesele şu: Zihinsel yorgunluk fiziksel gibi görünmediği için çoğu zaman hesaba katılmıyor. Gün sonunda kollar bacaklar yerinde ama kafa dağılmış. Enerji bitmiş. Haliyle sadece fiziksel eforu değil, zihinsel eforu da ciddiye almak gerekiyor.
O yüzden toplantıdan sonra kısa bir ara vermek, yürüyemesen bile kafanı toparlamak önemli. Çünkü zihinsel yük, görünmez olabilir ama etkisi gayet gerçektir.
Kısacası…
Toplantı sonrası zihinsel kardiyo mu yaptım?
Kesinlikle evet.
10.000 adımı görmedim belki ama en az o kadar düşündüm. Ve bazen bu da yeter.
