Bugün “Vazgeçebilmek” adlı bir podcast dinledim. Basit bir kelime gibi görünse de, anlatılanlar beni kendime dönüp düşünmeye itti. Çünkü bazen ilerlemenin yolu, devam etmekten değil, gerektiğinde vazgeçebilmekten geçiyor.
Uzun süre bir şeyi sürdürmek, çoğu zaman azim göstergesi olarak görülüyor. Ama bazen o azim, aslında kendini yormaktan başka bir şeye hizmet etmiyor. Bırakmayı bilmediğimiz şeyler, bizi ileriye taşımak yerine yerimizde tutabiliyor.
Benim için bu podcast’in en etkileyici tarafı, “vazgeçmek” kelimesine yeni bir anlam kazandırmasıydı. Çünkü vazgeçmek, kaybetmek değil; yönünü değiştirmek. Kimi zaman da kendini korumak. Her durumda bir tür farkındalık, bir tür olgunluk.
Kendimle ilgili de şunu fark ettim: Her şeyde ısrar etmeye çalışmak aslında kontrol isteğinin bir yansıması. Oysa bazen, bir şeyin peşinden gitmemek de bir karardır. Ve bu karar, çoğu zaman en sağlıklı olandır.
