Burak Karaca logo

Stratejik Körlük: Hedefler Uğruna Gözden Kaçan Denge

1 Tem 2025

Hedefler iş dünyasının değişmez bir parçası. Ancak bazı hedeflerin yarattığı yan etkiler ya görünmüyor ya da görmezden geliniyor.

Örneğin, yıllık proje adedi hedefi. Stratejik bir yön çiziyor gibi görünse de, ekiplere yansıdığında tablo şu şekilde değişiyor:

  • MVP adetleri arttığı için operasyonel süreçler uzuyor,
  • Ekipler proje sahipliği için adeta savaşıyor,
  • Projeler, ait olması gereken ekiplerde değil; sadece “savaşı kazanan” ekiplerde konumlanıyor.

Peki tüm bu tabloda kalite nereye yerleşiyor? Adetler tutacak, maliyet düşük olacak, kalite yüksek olacak. Kulağa hoş geliyor. Ama gerçeklik çoğu zaman bu üçlüyü aynı anda taşıyamıyor.

Asıl başarı; bu dengenin kör bir şekilde değil, bilinçli şekilde yönetilmesinde yatıyor. Her kurum, her lider, her ekip bu üçlüyü yönetirken önce şu soruları sormalı:

  • Gerçekten neyi önemsiyoruz?
  • Önceliklerimiz neler?
  • Çalışanlardan en iyisini beklerken, onlar için neyi kolaylaştırıyoruz?

Bu sorulara verilen cevaplar sadece bugünü değil, geleceği de şekillendiriyor. Peki neler yapılabilir?

  • Proje sayısı değil, proje değeri konuşulmalı.
  • İş yükünü artıran her yeni süreçle birlikte, mevcut yükü azaltacak başka bir adım da planlanmalı.
  • Ekiplere "proje savaşları" yapmaya itecek hedefler verilmemeli.
  • En önemlisi, kalite hiçbir zaman ikinci plana itilmemeli.

Bu yazıyı yazmama, farklı sektörlerden duyduklarım ve gözlemlediklerim sebep oldu. Bazen bir sohbet arasında, bazen bir toplantı, bazen de bir LinkedIn paylaşımında aynı şeyle karşılaştım: "Hedefler uğruna süreçlerin, ekiplerin, hatta kalitenin ikinci plana atılması." Kimsenin kötü niyetli olmadığı ama sistemin kimseye alan tanımadığı bir döngü bu. Biraz durup düşünmeye, bu dengeyi gerçekten nasıl kuracağımızı sorgulamaya ihtiyacımız var.