Yeni özellikler eklemek uygulamayı ileriye taşır, görünür bir etki yaratır. Ancak bazen asıl değer, yeni özellikler kadar görünür olmayan, kimsenin dokunmadığı sorunlu alanları iyileştirmekle ortaya çıkar. Aksayan, yavaşlatan ya da yanıltan noktaları düzeltmek daha az dikkat çeker ama çok daha kalıcı bir fark yaratır. Kullanıcıların yaşadığı problemleri çözmeden üstüne yenilerini inşa etmek ise uzun vadede daha büyük sorunlara yol açabilir.
Benim için süreçleri iyileştirmek de en az yeni bir ürün kadar, hatta bazen daha da önemlidir. Kullandığım birçok uygulamada karşılaştığım sorunlar var. Büyük, küçük demeden zaman zaman bu hataları firmalarla paylaşıyorum. Genellikle “ileteceğiz” deniliyor ama ilerleyen günlerde aynı problemlerle yeniden karşılaşıyorum.
Örneğin bir keresinde, bir bankanın mobil uygulamasında kolay adres tanımlarken, hatalı OTP’ye rağmen işlem tamamlandı. Bildirmeme rağmen uzun süre dokunulmadı. En sonunda genel müdür yardımcısına mail attım, birkaç gün içinde sorun çözüldü. Ardından küçük bir jestle de karşılaştım; bu bile sürecin etkisini görmek açısından anlamlıydı.
Sorunları görmezden gelmek kolay, ama onları çözmek gerçekten değer yaratır. Bu yüzden sadece yeni ürünler değil, var olanların daha iyi hale gelmesi de odaklanılması gereken bir konu. Hem bir kullanıcı hem de bir iş analisti olarak, görünmeyen detaylara dokunmayı hem seviyorum hem de önemsiyorum. Çünkü bazen sessizce yapılan bir iyileştirme, en etkili yenilik olabilir.
