Burak Karaca logo

Haklı Olmak mı, Anlaşmak mı?

24 Eyl 2026
Geçenlerde bir podcastte şu sözü duydum:

"Yumruklar sıkılıyken el sıkışamazsın."

Gün içinde birkaç kez daha aklıma geldi. Çünkü aslında oldukça basit bir şeyi anlatıyor: Kavga etmeye devam ederken anlaşamazsın.

Bunu düşününce iş hayatında yaşadığımız birçok tartışma geldi aklıma. Bir problemle birlikte insanlar bir araya geliyor ve konuşulmaya başlanıyor. İlk başta herkes aynı şeyi istiyor gibi görünüyor; problemi anlayalım ve çözelim.

Ama konuşma ilerledikçe konu bazen başka bir yere gidiyor. “Biz bunu söylemiştik”, “bize bu şekilde gelmedi”, “buradaki problem bizden kaynaklanmıyor” derken herkes kendi tarafını anlatmaya ve savunmaya başlıyor.

Üstelik bunların hepsi doğru da olabilir. Zaten mesele her zaman kimin doğru, kimin yanlış olduğu değil. Bazen herkes kendi açısından haklı olduğu halde problem hâlâ ortada duruyor.

Çünkü bir noktadan sonra problemi anlamaktan çok kendi tarafımızı savunmaya başlıyoruz. Karşı tarafı dinlerken bile gerçekten ne söylediğini anlamaya çalışmak yerine vereceğimiz cevabı düşünüyoruz. Konu uzuyor, herkes kendisini anlatıyor ama sonunda başladığımız yerde kalabiliyoruz, hatta bazen başladığımız yerin bile gerisine düşebiliyoruz

Benim bu sözde en çok takıldığım yer de sanırım burası oldu.

Uzlaşmak, haklı olduğun bir konuda geri adım atmak demek değil. Her söyleneni kabul etmek de değil. Ama gerçekten bir çözüm istiyorsak, bir yerde “Ben neden haklıyım?” sorusundan çıkıp “Biz bunu nasıl çözeriz?” tarafına geçmek gerekiyor.

Bu her zaman kolay olmuyor. Özellikle karşı tarafın seni anlamadığını düşündüğünde insan ister istemez daha fazla savunmaya geçiyor. Karşı taraf da aynı şeyi yaptığında konuşma giderek sertleşiyor ve bir süre sonra problemin kendisinden çok pozisyonlarımızı tartışmaya başlıyoruz.

Belki de bu yüzden o cümle bu kadar aklımda kaldı.

Bazen çözüm için önce o yumruğu biraz gevşetmemiz gerekiyor.